Stay Signed In
Do you want to access your site more quickly on this computer? Check this box, and your username and password will be remembered for two weeks. Click logout to turn this off.
Stay Safe
Do not check this box if you are using a public computer. You don't want anyone seeing your personal info or messing with your site.
Selahaddin KAZANOĞLU, özgeçmişini şöyle anlatır:
“26.12.1955 de Erzurum’un Pazaryolu İlçesi’ne bağlı, Süleymanbağı Köyü’nde doğdum. İlkokulu orada bitirdim. Maddi imkansızlıklardan öğrenimime devam edemedim. 1969’da gurbete çıkmak zorunda kaldım. 1970 de sazla söylemeye başladım.
1975 de evlendim. Beş kız, bir erkek çocuk babasıyım.
Gurbeti usta edindim. İçimin hasret denizini türkülerime akıttım. Tellerimi, gönüller arasına dostluk köprüsü yaptım. Kuşlar uçmayı, balıklar yüzmeyi kimden öğrendiyse, ben de aşıklığı O’ndan öğrendim.Yurt dışında ve içinde gezerek, ozanlık yaptım. Birçok ödül ve derece aldım.1981 de Antalya’ya yerleştim.
Gönlüm güle, geçimim tele bağlıdır.”
Buraya kadar onun anlattıkları, birde onu benden dinleyin.
Aşıklığı ve aşıkları 1965 yılından beri tanımaya başlamıştır. İlk tanıdığı aşık, köylerine gelen, güçlü bir şair olan Hicrani’dir. Sadece yetişkin erkeklerin katılabildiği, köyodasında yapılan bu toplantıya, babası ile gitmeyi başarır. Orada, babasının dizinde, baştan sona kadar Hicrani’nin sanatını soluksuz seyreder, ona hayran kalır. Hele köy gençlerinin, aşığın hava almak için birazcık dışarıya çıkmasından yararlanarak hazırladıkları muamma, onun için bir ibret, unutulması imkansız bir anı olur.
Gençlerin, bir mendil içine koydukları farklı üç küçük cismin neler olduğunu bilmesi istenilen aşık, uzun süren dua, yakarış ve yalvarışlardan sonra, Allah’ın yardımıyla o üç küçük nesnenin ne olduğunu bilir. Herkes gibi, o zamanlar on yaşlarında olan Kazanoğlu da hayretler içindedir. Hala o günü, o muamma olayını, çözerken kan ter içinde kalan Aşık Hicrani’yi anarken heyecanlanmaktadır.
1969 da İstanbul’da iş kuran ağabeyinin yanında çalışmaya oraya gittiğinde de gurbetle tanışır. Ağabeyinin yanında, inşaatlarda çalışırken, hep, para biriktirip, bir saz almayı düşler. Söylediği şarkıları herkes beğeni ile dinlemektedir. İlk gidişinde, köye paralı döner, fakat bu parayı ailesi için harcar. İkinci gidişinde, saz için biriktirdiği para ile sazına kavuşur.
Köyde tulum çalmayı öğrenmiştir. Fakat, sazı hiç eline almamıştır. İki teli birbirine ayar edip,
çalmaya başlar, olmayınca telleri değiştirip, akort ettirir. Artık yavaş yavaş çalmaya başlamıştır. Çala çala ilerletir.
Kendisine, ustasının kim olduğu sorulduğunda söylediği gibi, Kazanoğlu bu sanatı, kuşlara uçmayı öğretenden öğrenmiştir. Gurbetin burukluğu, hasretin acısıyla çalıp söylemeye başlar. Okuduğu kitaplardan, Türk edebiyatındaki ölümsüz aşkları ve onların efsaneleşmiş kahramanlarını tanır, ama aşkı daha tam anlamıyla bilmediği için, gurbeti, hasreti söylemektedir. Daha sonra, töre gereği, seçme hakkı kullandırılmadığı için, ailesinin uygun gördüğü bir kızla evlendirilir. Fakat, Kazanoğlu’na sevgiyi, aşkı öğreten odur. Bir kızı dünyaya gelir; birkaç yıl sonra, her güzel şeyin çabucak bittiği gibi, bu beraberlik de eşinin kan kanserinden ölmesi ile en acı şekilde biter. Ozanımız taşıyamayacağı kadar keder içinde kalır. Kimseye söyleyemediği sırları sazıyla paylaşır. Eşinin ölümü, kızının özlemi…
O gün bu gün sazıyla, sözüyle gönül gönül dolaşmaktadır. İşte bir halk ozanının doğuş öyküsü!
Daha sonra ikinci evliliğini yapar. 1979 da çalışmak için tekrar gurbete, bu defa Almanya’ya gider. Orada Ozan Arif’le bir program yapar. Bu onun ilk sahneye çıkışıdır.
Bu arada, bir kızı daha dünyaya gelmiştir. 1980 de Türkiye’ye döner. Kendisini henüz aşık kabul etmemektedir. Fakat, herkes ona “Aşık” diye hitap etmeye başlamıştır bile.
İstanbul Fatih Üniversitesi, Türk Dili Edebiyat Bölümünce Hikmet Çığlık tarafından, 2004 Yılında “Aşık Kazanoğlu’nun Hayatı ve Şiirleri” isimli bir tez hazırlanmıştır. Bu tez, üniversite arşivindedir. İncelemek isteyenler ulaşabilir.
Program Tarihleri ve Yerleri
Yer : Antalya Kaleiçi :
Tarih ve Saat : 29.02.2007 19:00 TurnalarDiyarı
Yer : Mersin Tarsus
Tarih ve Saat: 11.03.2007 13:00 Erzurum'lular Günü
Yer : Dilek Sabancı Spor Salonu :
Tarih ve Saat: 24.03.2007 18:00 Erzurum'lular Gecesi